Dalış Bilgisayarları

Yazı : Mehmet Avadan
Deniz Magazin Dergisi Kasım 2004 sayısında yayınlanmıştır.

Üretimine/kullanımına 80’li yıllarda başlanan dalış bilgisayarları, günümüzde vazgeçilmez konumda bir scuba ekipmanıdır. Öyle ki, bazı ülkelerde dalış bilgisayarı kullanmadan dalış yapmak, yönetmeliklerle yasaklanmıştır.

Kullanımına başlanılan dönemde ekranlarında gösterdikleri dekompresyon durumu, bulunulan derinlik, maksimum derinlik, belli bir rakamla ifade edilen yükselme oranı dışında fazlaca bilgi vermeyen dalış bilgisayarları, gerektiğinde balıkadama tavsiye niteliğinde dekompresyon durağını ve süresini bildirmekteydi. Bilgisayar kullanılmadan bu tür bilgileri alabileceği kaynak ekipmanların sayısının çok fazla oluşu dahi, bilgisayar kullanımını tercih etmek için yeterli sebeptir.

Dalış Bilgisayarları, şahsi malzemelerdir. Tekrarlı dalışların herhangi birisinde, bir başka balıkadam tarafından kullanılabilir özellikte bir malzeme değildir. Hatta aynı kişinin kullanımı sırasında dahi, arada bir dalışta kullanılmaması, sonraki dalışlarda verdiği bilgilerin yanlış olması demektir. Ancak, bazı model bilgisayarlar her dalış sonrası sıfırlanarak, yeni kullanıcısına hizmet verir hale getirilebilir olduğundan, dalış merkezlerince de kullanılabilir yapıda dizayn edilmişlerdir. Bu tür bir bilgisayarı kullanacak kişinin 24 saat öncesi dalış yapmamış olmasına dikkat edilmesi gerekir.

Aynı marka veya model kullanıyor olsalar da, sualtında kişisel davranışların birbirinden farklı olması neticesi dalış eşlerinden her birinin dalış profili diğerinden farklı olur. Dolayısıyla da her iki bilgisayarın verileri de farklıdır, çözümleri de. Bunu hiçbir zaman göz ardı etmemelidir.

Hiçbir dalış bilgisayarı, yeterli scuba eğitimi almamış kişilerin kullanımına uygun değildir. Eğitimsiz kişilerce kullanılması, sonucu nedeni bilinmeyen kazalara sebep olabilir.

Bilgisayarların algoritmalarını etkileyen risk faktörlerinin bir kısmını azaltarak dalış güvenliğini artırmamız mümkündür. Mesela,
1-Yükselme hızı konusunda eğitim aldığınız sistemin dalış tablosu değerine bağlı kalmak,
2-Tekrarlı dalışlarda, düşük derinlikli ve uzun süreli yo-yo dalışları (inişli-çıkışlı) yapmamak,
3-Derinlerde fazla efor gerektiren davranışlarda bulunmamak,
4-Soğuk suda dalış süresini kısa tutmak,
5-Dekompresyon duraklaması sonunda veya tekrarlı dalışlar sonunda yüzeye çıkış hızını oldukça düşürmek,
6-Tekrarlı dalışlarda, müteakip dalışı bir önceki dalıştan daha az derine yapmak,
7-Tekrarlı dalışlar sırasında yüzey bekleme süresini uzun tutmak,
8-Haftada bir 24 saat dalış yapmadan dinlenmek, dekompresyon hastalığı konusunda dalış güvenliğini oldukça artırıcı davranışlardır.

Bilgisayar kullanılıyor olsa da dalış göstergelerini kullanmakta yarar vardır. Bilgisayarın arızalanması, pilinin tükenmesi gibi durumlarda bu göstergeler kullanılarak çıkış emniyetli bir şekilde yapılabilir. Almış olduğunuz dalış eğitiminin bu gibi durumlar için acil çıkış prosedürü mutlaka vardır. Bunu kullanarak çıkış yapabilirsiniz. USA donanma kriterleri bilgisayarınızın bir şekilde devre dışı kalması durumunda hemen 18 m den daha sığ bir derinliğe yükselmenizi, 18 m den itibaren yükselme hızınızı 10 m/dk veya daha altına düşürerek 3-6 m aralığında gelip tüpünüz bitene kadar dekompresyon yapmanızı tavsiye eder. Böyle bir durumla karşılaşan dalgıcın 24 saat içerisinde yeni bir dalış aktivitesine katılmaması da bir tedbir olarak önerilir.

Dalış bilgisayarları en az dalış tabloları kadar güvenilir kabul edilirlerse de, ulaşılabilen istatistik bilgilerde, dekompresyon hastalığı ile sonuçlanan dalış kazalarının çoğunda tablolara tamamen bağlı kalınarak, tüm kuralların uygulandığı dalışlar söz konusudur. Bu durum, hiçbir tablo veya bilgisayarın dalış sırasında meydana gelebilen özel riskleri göz önüne almamasından kaynaklıdır. Eski bilgisayarlarda büyük oranlarda yer alan bu gerçek, günümüz bilgisayarlarında dalışı etkileyebilecek çevresel faktörlerin de hesaba alınmasıyla, giderek küçülen oranlardadır. Soğuk, hızlı çıkış, yo-yo dalışı, ardışık dalışlar, fiziksel yorgunluk gibi faktörler günümüz bilgisayarlarında veri olarak değerlendirilmektedir.

Yaygın olarak kullanılan kol bilgisayarlarıdır ancak üretimde konsolda kullanılmak üzere geliştirilmiş bilgisayar modelleri de vardır. Kol için dizayn edilmiş bazı marka ve modellerin regülatörün 1. kademesindeki bir yüksek basınç çıkışına entegre edilen parçası da vardır ve bu parça sayesinde tüp basıncını ve ortalama hava tüketim miktarını esas alarak hesaplanan geriye kalan dip süresini de bilmek mümkün olur. Regülatör birinci kademesindeki yüksek basınç çıkışlarından birisine bağlanan ve genellikle hava entegresi veya transmitter olarak adlandırılan parça kolumuzdaki bilgisayara tüp basıncını elektronik sinyallerle iletir.

Bilgisayarların çoğu marka ve modelde ekran aydınlatması da vardır. Bu özellik gece dalışı, mağara dalışı gibi ışığa ihtiyaç duyulan yerler için önemlidir.

Genellikle derinlik 1.5 feet’i aşar aşmaz hemen yüzey moduna geçen dalış bilgisayarları, markadan markaya değişmekle birlikte derinlik 4 feet’i aştığı anda dalış moduna geçer, dalış verilerini değerlendirerek çözümlemeye başlar.

Konsolda yer alan dalış bilgisayarları, kazara alabilecekleri darbelere karşı savunmasızdır. “Quick–Relaese” olarak adlandırılan bir aksesuar parça ile dalış dışında konsolunuzu kolayca sökerek emniyete almanız ve dalıştan hemen önce kolayca konsolunuzu hortuma bağlamanız mümkün olur. Bu sayede donanımınızın bekleme sırasında olabilecek kazalara karşı korumuş olursunuz. Ayrıca konsolda kullanılan modelleri koruma amaçlı, dayanıklı kutular da bulabileceğiniz aksesuarlar arasındadır.

Bazı marka ve modellerde servis hizmeti gerektiren pil değişimi, bazılarında kendinizin yapabileceği kadar basit bir uygulamadır. Kendinizin pil değiştirme imkanı olan modellerde, mevcut O-Ringleri de pil değişimi sırasında değiştirmeniz yerinde olur. Servisler pil değişiminden sonra basınç testi yaparak, cihazın su alıp almadığını da kontrol ederler. Bu emniyeti kendi imkanlarınızla sağlayamayacağınızdan, pil değişimi konusunu, servislere bırakarak hiç risk almazsınız.

Giderek küçülen kasa yapılarıyla, dalış bilgisayarlarını günümüzde normal bir saat görünümünde modeller olarak da karşımıza çıkar. Bu türler normal hayatımızda kullanılabilir zaman moduna da sahiptir. Öyle ki, bazıları geri sayım yapabilir, kronometre olarak kullanılabilir. Hatta duel time olarak adlandırılan çift saatli yapıda olanları dahi vardır.

4 veya 5 dalışı hafızasında tutan modeller olduğu gibi 40-50 saatlik dalış profilini hafızasında tutabilenler de vardır. Hatta profil süresini 1-60 sn aralığında seçebilmenize imkan tanıyan modelleri de bulabilirsiniz.

Bir kısım marka ve modeller polikarbonat esaslı malzemeden dış yapıya sahipken, bazıları metal kasalara sahip olabilir. Bunlar paslanmaz metalden yapılmışlardır. Hatta kasaları titanyum olarak imal edilen modellere de rastlarsınız ve tabii biraz pahalı olarak. Marka ve modellere göre değişiklik gösteren cam yapıları, ışıl işlemden geçirilerek sertleştirilmiş (tempered) tipte olabildiği gibi polikarbonat esaslı plastik tipte de olabilir. Kol bilgisayarı kordonları da gene plastik esaslı malzemelerden olabildiği gibi, paslanmaz metal veya titanyum da olabilir. Bazılarının çok kolay açılır, kapanır şekilde kullanımı, bazılarının ise bu tür kolaylığa sahip olmadıklarını da ekleyeyim.

Dalış bilgisayarlarının gelişimi, dalış tablolarının gelişimine paralel durumdadır. Dalış eğitimleri sırasında isimlerini sıkça duyduğumuz bilimadamları Bühlmann, Hahn ve Haldane tarafından yapılmış olan dalış tabloları, güncellenerek çevresel etkiler eklenmiş halde günümüz dalış bilgisayarlarının kullandıkları algoritmaları oluştururlar. Bu algoritmalar çevresel birçok faktörü değerlendirdiği gibi, balıkadamın fiziki durumu da veri olarak değerlendirilebilen yapı kazanmışlardır. Merill Spencer tarafından yapılan sessiz-buble araştırması ile Haldane modelinin birleşmesi temeli üzerine kurulan algoritma halen bir markanın tüm modellerinde kullanılmaktadır. Bühlmann tablosunun geliştirilmiş modelini kullanan bir başka marka bilgisayar, bu algoritma sayesinde balıkadam tarafından yapılabilen hataları yeni şartlar olarak değerlendirip, ürettiği çözüm ile dekompresyon riskini azaltan yapıdadır. Tabloların dayandığı algoritmalar önceleri 5 farklı doku esas alınarak hesaplamalar yaparlardı. Gününüz algoritmaları 8 veya 9 farklı doku ile çalışmaktadır. Algoritmaları değerlendirerek size uygun olan bilgisayarı seçmeniz daha uygun olacaktır. Bilgisayar seçiminde ana kriterin, bilgisayarın dayandığı algoritma olduğunu unutmamalısınız. Aksesuar niteliğinde bir çok kolaylığı bir araya getiren bilgisayarlar yerine güvenilir algoritmaları olanları seçmenizde yarar vardır.

Algoritmalarına göre değerlendirdikleri veriler de markadan markaya değişmekte olsalar da biz genel anlamda değerlendirilen verileri ve önemlerini birlikte gözden geçirelim.

Yükselme hızının dekompresyon hastalığı dediğimiz vurgunun oluşmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir. Bazı bilgisayarlarda bu hız 10 m/dk olarak, bazılarında ise 12 m/dk olarak alınmaktadır. Yükselme hızının bubble (kabarcık) oluşmasındaki önemi nedeniyle, bazı askeri amaçlı tablolarda bu hızın 10 m/dk olarak alınıyor olduğunu belirteyim. Hatta bazı tablolara göre son 6 metre 10 dakikada çıkılır.

Hiçbir dalış bilgisayarı kullanıcının performansı üzerine bir tahminde bulunamaz. Bunu en iyi balıkadamın kendisinin bileceği açıktır. Yağlı bir vücuda sahip kişinin azot konusundaki duyarlılığı, yağsız bir kişi ile aynı olamaz. Bu gerçeği göz önüne alabilen modeller birden fazla alternatif seçenek bulunan modları tesis etmişlerdir. Balıkadam kendi yapı ve performansına uygun alternatifi dalış öncesi seçebilir. Düşük performanslı bir seçimin daha kısa bir dip süresi demek olduğu da bilinen bir gerçektir.

Dekompresyon hastalığı risklerinden birisi de suyun ısısıdır. Suyun soğuk olması halinde dokulardaki azot emilimi daha yüksek bir oranda gerçekleşir. Çoğu bilgisayar bu önemli doneyi hesaplarına dahil eder ancak bazıları hesaba dahil etmekle kalmayıp suyun ısısını ekranında da gösterir.

Çoğu marka ve model bilgisayar irtifa dalışlarını yapabilecek vasıftadır. Bazıları dalış yapılacak irtifayı otomatik olarak algılar, bazı modellerde ise bulunduğunuz irtifayı seçenekler arasından bularak, veri olarak girmenizi ister.

Giderek yaygınlaşan oksijence zenginleştirilmiş hava (nitrox) kullanımı sonucu, üretici firmalar bazı modellerine nitrox modu eklemişlerdir. Bu türden bilgisayarlara kullandığınız tüpteki oksijen oranını %21-50 aralığında belirtmenize izin verir. %21 oranındaki oksijen karşılığı normal hava olduğundan, hava kullanımı nitrox’un özel bir hali durumundadır.

Basamak dalışı veya yo-yo dalışının yapısı gereği dekompresyon hastalığı riskini artırdığı gerçeği aşağı yukarı her algoritmada da yer alır. Bunun sonucu, günümüz bilgisayarları kullanıcısının ne tür bir dalış yaptığının farkındadır.

Çoğu marka ve modelde serbest dalış modu da artık yer almaktadır. Sadece derinlik gösterici olarak yer almayıp serbest dalış profilini de seçilebilen zaman aralıklarında hafızasına kaydedebilen modeller de vardır.

Bilgisayarların hafızasında tutulan dalış profillerini, bir ara birim ve program kullanarak PC’lere aktarmak hemen her marka ve modelde mümkündür. Bu ara birimler bazı markada standart donanım arasında bazılarında ise opsiyoneldir.

Çoğu marka ve modelde bilgisayar uçuş yasağı süresi için geri saymayı tamamlamadan hava, nitrox veya serbest dalış modları arasında geçiş yapmazlar. Bu farklı dalışlarla, farklı ve bilinmeyen riskler almamak için bir önlemdir.

Bazı dalış bilgisayarları dekompresyon için en uygun taban ve tavan derinlikleri de ekranlarına yansıtarak, balıkadam güvenliğine ek bir katkı da sağlamaktalar. Bu tamamen sürekli dekompresyon yapıyor olmayı temel alan algoritma gereği sunulan bir çözümdür.

Her dalış sonrası emniyet duraklaması yaptıran modellerin de piyasada bulunduğunu biliyoruz. Bu, aldığımız eğitimin gereği olarak zaten yaptığımız emniyet duraklamasını, bilgisayarın hatırlatmasından başka bir şey değildir.

Bilgisayarlar da her elektronik malzemede olduğu gibi belli bir ısı aralığında görünür halde olan ekranlara sahiptir. Manuellerini okuyarak bu aralıktaki ısıda kullanmakta yarar vardır.

Her marka ve modelde bilgisayarı dalıştan sonra tatlı su ile yıkamak, duyargalarının tuzdan arınmasını sağlar. Bu da daha sağlıklı çalışan bir bilgisayar demektir. Kol bilgisayarlarının kordonlarını sık sık kontrol etmekte yarar vardır. Günümüzde çoğu dalış noktalarında kordonu kopmuş bilgisayarları dipte bulmak mümkün olabilmektedir.

Bazı markalar pil yenilenmesi konusunda sesli ve görüntülü ikaz ediyor olsalar da siz her iki yılda bir pil değiştirmeyi ihmal etmemelisiniz.

İyi dalışlar…